|
|
08-06-2004 En son görüşmemizdi seninle , tam 2 yıl oldu.Ne de çabuk geçiyor zaman, farkına varılmadan.Oysa daha dün birlikte gibiydik, iki iyi dost.Tabi dost senin açındandı, oysa benim duygularım çok farklıydı.Sen farklıydın dosttan öteydin benim için.Temeline sevgimi öğütüp koyduğum, duvarlarına senin resmini işlediğim hayalimdeki evimin kadını olacaktın.Ama olmadı işte, hayat bazen alıyor en sevdiğini elinden kahpece tuzakları kurarak.Hata ben de yok değil gerçi.Ahh eşşek kafam, diyemedim sana seni nasıl sevdiğimi, haykıramadım son görüştüğümüz sahil kahvesinde "sana aşığım" diye.Artık son sığınağım Allaha el açıp yalvarıyorum "Allahım ne olur bir kez daha dünyaya geleyim bir kez daha Gülşenimi göreyim" ama bu sefer aşkımı öyle bir haykıracağımki, öyle bir saracamki onu yaşarsa benim yaşamazsa toprağın olacak.
Şimdi dert ortağımın kıvamı gelmiştir, soğumuştur yani benim ufak yeni rakım, hem buzda hazır, sigaramda yanıbaşımda, yine sensiz bir akşam başladı, vakit tamam. | |
|
|
|
23 Yorum | Yorum yaz |
Özlem - 09:24, 6/6/2006 |
|
Yıllar sonra şimdi yine bekliyorum seni, bir umutla. Ama artık azalan hatta tükenen bir umutla... Ömrümün bütün dilimlerine kar yağıyor şimdi. Kar da beyaz ama ben yine de direniyorum. Çıkıp gelmeni, üzerime yağmanı bekliyorum. Bir zemheri mevsimiydi ayazda bırakıp gitmiştin hayallerimi. Bak yine zemheri. Dağlara kar yağıyor ama sen yoksun. Sen yoksun, acılara özlem yağıyor... Bak, kar yağıyor üstüme, iliklerime dek üşüyorum. Yine de yüreğimde ateşler yakıyorum. Dönersen ellerini ısıtırsın diye...
Unutmuşum, içimdeki umutların beyazlığını... Unutmuşum mavi, yeşil, al renkleri... Ne zaman bir yağmur sesi duysam, ne zaman bir su sesi, içimde sevgiler kanar, pınarlar kanar benimle. Sonra sen gelir dökülürsün içime, sen gelir dökülürsün gözlerime, kirpiklerim dökülür yollara. Gülaydınlığın doğar üstüme. İşte o zaman dağ dağ özlem kesilirim, bulut bulut hüzün....
|
|
|
|
yok Yorum | Yorum yaz |
|
|
Gecenin bir karanlığında, rüzgarın sesiyle uyanıveririm ansızın.Yine o mutsuzluğumun ağır cezası, yalnızlığımla yaşadığımı anlarım.Onun gidişiyle uzağında kalmak sancısı sarıyor bedenimi, uyuyamıyorum; oysa ki sevdiğim, özlediğim uyuyordur mutlaka.Belki de o da uyumuyordur, belki dua ediyordur, affedilmek için.
Bu uykusuz gecelerin sabahında ise bahçede ki ağaçların yaprakları ışıldıyor, parlaklığı gitgide artan güneşin ışığıyla, mavi ipek üzerine işlenmiş ak koyuncuklar gibi yol alıyor bulutlar.Her akşam görüş ufkumun en uzağında adını bilmediğim bir yıldız durur, kimileri iri iri al parıldayışlar içinde, o ise yeşil yeşil ışıldayarak ilgimi çeker yalnızlığıyla.İşte, uyku bastırıyor yine, yalnızlık yorgunluğunun uykusu, şimdi uyuyamazsam başka ne zaman uyurum ki ? |
|
|
|
yok Yorum | Yorum yaz |
|